Mini Adana Gezisi - Uğur Kartal

Mini Adana Gezisi

Başlıkta da belirttiğim gibi Adana gezim çok kısa süreli oldu. Bu şehre hayatımda ikinci defa geliyorum. Ancak ilki de bu sefer olduğu gibi iş seyahatiydi ve onda da hiç gezememiştim. Geçenlerde bir dernek üniversite öğrencilerine seminer vermem için Adana’ya davet ettiğinde hemen bir gezi programı planladım.

adana_1

Seminer saat 13.00’de başlayacaktı. Şirketten arkadaşım ile THY’nin 6.30 uçağına bilet aldık. Adana’ya indiğimizde hava hafif yağmurluydu. Diner umudu ile taksiye binip Ulu Cami Külliyesine gitmek istediğimizi söyledik. Taksi şoförü biraz düşünüp bastı gaza. Neden düşündüğünü daha sonra anladık. Geldik diye durduğu caminin kapısında Yağ Camii yazıyordu. Neyse ki Yandex navigasyondan yolu tarif edip az ilerideki Büyük Saatte indik. Adı gibi gerçekten büyük bir saatti.

adana_2Saati fotoğraflayıp Ulu Cami‘ye doğru yürümeye koyulduk. Ancak külliyeye vardığımızda kötü bir sürpriz bizi bekliyordu: Kapılar kilitliydi. Karşısındaki çay ocaklarının önünden geçerek çevresini dolandık. Bu sırada gördüğümüz Ramazanoğlu Külliyesinden kafamızı uzatıp baktık. Şadırvanı gördükten sonra yolumuza devam ettik. Külliye önünde güvercinler doluşmuş insanların yem satın alıp kendilerine atmalarını bekliyorlar.

adana_3

Yağmur şiddetini arttırınca kahvaltı yapmaya karar verdik. Tabii ki Adana’da gelmişken kahvaltı tercihimiz ciğerden yana oldu. Ciğerci Birbiçer’e girip ocak başında oturup ciğer siparişimizi verdik. Salatalarımız geldi. Şalgamı da söyleyince tam bir Adana sofrası oldu. Ciğeri enfesti. Hafta sonu sabahı olmasına rağmen oldukça kalabalıktı.

adana_4Kahvaltımızı yaptıktan sonra Seyhan Nehri üzerindeki Roma döneminden kalan Taş Köprüye gittik. Köprü üzerinde seyyar fotoğrafçılar mevcut. Herkesin kameralı telefonu olduğu böyle bir dönemde iş yapabiliyorlar mı bilmem ama ellerinde DSLR makinalarıyla bekliyorlardı. Buradan Merkez Parka geçtik. Yeşili bol, nehir yanında, küçük diyemeyeceğim, stres atmak için güzel bir park.

 

adana_5Parkın içinde devam edince karşımıza Sabancı Camii çıktı. Yarısı Adana halkı tarafından yaptırılan caminin kalan yarısı Hacı Sabancı, onun vefatından sonra da Sabancı ailesi tarafından yaptırılmış. Caminin fotoğrafını çekmek isterseniz en ideal yer Taş Köprü. Cami önündeki fıskiye ile birlikte güzel bir açı yakalayabilirsiniz.

Buradan semineri gerçekleştireceğimiz yere geçtik. Akşam ise yemek planımızda bir değişiklik oldu. Biz Eco’nun Yeri’ni planlamıştık ancak misafiri olduğumuz arkadaşlarımız bizi Hasanusta Kebap’a götürdü. Eco’nun Yeri’ne göre daha elit bir yer gibi görünse de lezzet olarak üst düzey değildi. Yemekten sonra hızlı bir şekilde havaalanına doğru yol aldık. Vakit darlığından dolayı Kazım Büfe’ye gidip muzlu sütümüzü de içemedik.

Yani Adana’da daha yapılacak çok işimiz vardı ama çaresizce uçağımıza binip İstanbul’a geri döndük.

 

Paylaş
kızılay escort

TüvTürk
porno ankara escort