Cumalıkızık Gezi Rehberi - Uğur Kartal
izmir escort bursa escort konya escort antalya escort mersin escort samsun escort izmit escort gaziantep escort bodrum escort eskisehir escort kaliteli porno adana escort

Cumalıkızık Gezi Rehberi

Osmangazi Köprüsü’nün açılışını fırsat bilerek köprünün trafiğe açılışının 8.gününde Cumalıkızık gezisi gerçekleştirdik.

Sabah 08.30’da İstanbul’dan yola çıktık. Osmangazi Köprüsü’nü kullanarak Gemlik’e kadar geldik. Yolun Gemlik’ten sonraki kısmı henüz tamamlanmamış.

1

 

Kalan kısmı eski yol üzerinden devam etmiş olduk. Bursa’ya gelince Yıldırım tabelalarını takip etmek gerekiyor. Yaklaşınca ise Cumalıkızık tabelaları çıkıyor.

2

 

Yaklaşık olarak 100 dakikada Cumalıkızık’a ulaştık. Cumalıkızık’a giriş yaptıktan sonra otoparklar mevcut.  Günlük ücreti 4 TL. Ancak arabayı park edip gezmeye başlayınca köyün üst kısmında arabanızı ücretsiz park edeceğiniz bir alan keşfettim. cokbilenadam.net takipçileri için koordinatlarını veriyorum: 40.173303,29.174485

11

 

Osmanlı Devleti’nin kurulmasıyla birlikte yerleşimin başladığı bu köyün geçmişi 1300’lü yıllara dayanıyor. Köyün isminin nereden geldiğini merak edenler için açıklayalım. Uludağ etekleri ile vadiler arasına kurulan köylere Kızık adı verilmiş. Bunlar; Derekızık, Fidyekızık, Değirmenkızık, Hamamlıkızık. Bu köylerin tamamı şu anda kullanımda. Bayındırlıkızık ve Dallıkızık köyleri artık bulunmuyor.

3

 

İlk rivayete göre diğer Kızık köylerinin halkı Cuma namazını kılmak için bu köye gelirlermiş. Bundan dolayı adı Cumalıkızık olmuş. İkinci rivayet ise köyün kurulduğu günün Cuma olması nedeniyle Osman Bey’in bu adı verdiğidir. Bir başka rivayet ise Kızık beylerinden Cumalı Bey tarafından bu adın verildiğidir.

Köy 2014 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak tescil edildi.

24

 

Köye vardığımızda yapacağımız ilk şey kahvaltı olacak. Ancak şimdiden bilginiz olsun; yollar hep taş olduğu için bebek arabası kullanamıyorsunuz.

Kahvaltı için tercih ettiğimiz yer Hacı Annenin Yeri oldu. Bahçesi otopark olarak kullanılan okulun sokağından döndüğünüz zaman hemen ileride sağda.

4

 

Gölgede bir masa seçerek serpme kahvaltı siparişimizi verdik. Masanın yanında bulunan tüpü yakarak demliği yanımıza bıraktılar. Her seferinde çay istemek yerine kendi çayınızı kendiniz koyuyorsunuz. Kahvaltı sayesinde köyün meşhur reçellerinin tadını öğrenmiş olduk. Gerçekten hepsi birbirinden enfes. Peynir, Gemlik zeytini, doğal salatalık ve domates, sucuklu yumurta, yağ, bal, sos, kızartmalar derken hem gözümüzü hem de midemizi doyuran bir kahvaltı oldu. 2 kişi için ödediğimiz ücret 40 TL.

5

 

Kahvaltımızı yaptıktan sonra meydana geri dönüyoruz. Eğer köyde konaklamak isterseniz, pansiyona çevrilmiş evlerden birini tercih edebilirsiniz.

6

 

Başlıyoruz sokakları gezmeye. Caminin bulunduğu tarafta müzeler mevcut ancak biz diğer taraftan başlıyoruz gezmeye.

7

8

 

Meydanda alışveriş için tezgahlar bulunsa da sokak aralarında insanların evlerinin önlerine tezgah açarak kendi ürünlerini sattıklarını görüyoruz.

9

10

 

Yağmur ve kar sularının sokağın ortasından akabilecek şekilde eğimli ve taşlık yolları.

12

13

14

15

16

 

Köy halkı tarafından getirilen eşyalarla oluşturulmuş bir müze bulunmakta. Buraya giriş 2,5 TL.

17

 

2 katlı bir evde eski eşyalar ile dizayn edilmiş. Öyle yüzyıllık eşyalar beklemeyin, çoğu babanızın ya da dedenizin evinde gördüğünüz eşyalar 🙂

18

19

20

 

Ayrıca köyde yine köylüler tarafından bağışlanan 18, 19 ve 20.yy’lara ait etnografik malzemeler ile oluşturulmuş Etnografya Müzesi mevcut.

21

 

Cin Aralığına da uğramadan geçmeyeceğiz elbette. Ne kadar doğrudur bilmiyorum ama burası dünyanın en dar sokağı olarak kabul ediliyor.

22

23

 

Sokağın hikayesi şöyle;

Efsaneye göre; Kurtuluş Savaşı zamanında Cumalıkızık köyünü basan Yunan askerleri, tüm köylüyü camiye toplar ve camiyi yakmaya karar verir. Köylüler bir fırsat yakalayıp camiden kaçar. Girdikleri sokakta, iki evin bittiği noktada, bir aralık vardır. Bir insanın geçebileceği büyüklükte olan aralık, sokak girişinden bakıldığında çıkmaz yol olarak görülmektedir. Köylüler, bu aralıktan geçmeyi başararak Türk askerlerinin olduğu tepeye ulaşırlar. Yunan askerleri sokağın girişine geldiğinde gözlerine inanamaz ve şöyle derler: “Bu insanların buradan kaçması imkansız. Bu olsa olsa cinlerin işidir.” O günden bugüne buranın adı Cin Aralığı olarak kalmış.

Meydana tekrar geri dönerek alışverişimizi yapıyoruz. Meyveler, cevizli ekmek, incir reçeli, ahududu reçeli ve böğürtlen reçeli alıp aracımıza dönüyoruz.

25

 

Bu Osmanlı köyünü ziyaret edip, Osmanlı Devleti kurucusu Osman Gazi türbesini ziyaret etmemek olmaz. Bunun için Bursa’ya doğru yola koyuluyor ve soluğu Tophane Parkında alıyoruz.

26

 

Girişte sol tarafta Osman Gazi türbesinin bulunduğu bina var.

27

 

İçeride Osmangazi ve ailesinin isimlerinin bulunduğu sandukalar mevcut.

28

 

Karşısında bulunan binada ise Orhan Gazi ve ailesinin isimlerinin bulunduğu sandukalar mevcut.

29

 

Buradan çıkınca parkın sonunda şehri panoramik olarak görebileceğiniz balkon mevcut.

30

31

 

Parktan çıkınca karşı tarafta bulunan Kafkas mağazasından kestane şekerimizi aldık. Asıl meşhur mağaza Ulucami’nin çaprazında, köşede bulunan yer ama buranın oradan bir farkı yok.

Şimdi ise İskender yeme zamanı. İlk İskender restoranı olan Cevat İskederoğlu varisleri işletmesi Tayyare Kültür Merkezi’nin yanında buluyor. Ancak önünde çok sıra olduğu için daha ileride Ünlü Cadde’de bulunan Yavuz İskederoğlu’nun ilk restoranına gittik. Orada da durum farklı değildi.

32

 

Durum böyle olunca buraya 16 km uzaklıkta bulunan İskender Efendi Konağı’na gitmeye karar verdik. Konak Bursa Hayvanat Bahçesi’nde yer alıyor. Burası da kalabalıktı ancak büyük olduğu için sıra yoktu. Hemen oturup birer İskender ve şıra siparişlerimizi verdik. Tereyağ açık alanda eritilip servis ediliyor. 2 iskender ve 2 şıra için 77 TL ödedik.

Karnımızı doyurduktan sonra daha fazla vakit kaybetmeden İstanbul yolunu tuttuk.

Paylaş

YORUM YAZIN


Captcha loading...